Şu anda
bir numaralı gündem maddemiz olan soruşturma sürecinin başlangıcı ile birlikte
oluşan medya anlayışını dikkatle takip ediyoruz. Olanı biteni anlamaya
çalıştığımız bir süreçte basın dünyası, gizlilik kararı olan bir soruşturmada
bütün hukuki ve ahlaki kuralları çiğneyerek Türk basını üzerinde tarih boyunca
unutulmayacak kara bir
lekeye imza atmıştır.
Gerek manevi değerleri, gerekse insani değerleri ayaklar altına alan yayın
anlayışına karşın, objektiflikten tamamen uzak, yargısız infaz yapan bir basına
anlayış göstermemiz mümkün değildir.
Fenerbahçe taraftarları yazılan her haberin,kamuoyuna sunulan her fotoğrafın,
yayınlanan her görüntünün hangi amaçla yapıldığının ve hedefinin ne olduğunun
fazlasıyla farkındadır.
Soruşturmanın başlangıcından günümüze kadar geçen 19 günlük süreçte yukarıda
bahsettiğimiz şekilde ahlak ve hukuk kurallarından yoksun bir şekilde haber
yapan medya organlarına hiçbir tepki vermeyen ve yaptırım uygulamayan başta
Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) olmak üzere, tüm Türk basın
kuruluşlarının, Topuk Yaylası’nda, Bağdat Caddesi’nde, Beşiktaş Adliyesi’nde ve
son olarak da Şükrü Saraçoğlu’nda gösterilen tepkiye, şiddeti savunmasak bile
sitem etmesi tarafımızdan oldukça ironik görülmektedir.TSYD kimdir,nerden ve
kimden aldığı güçle Fenerbahçe taraftarını "cezalandırılacaksınız" şeklinde
tehdit etmektedir ? TSYD idarecileri bugün kirletmeye çalıştıkları Fenerbahçe
taraftarı olmadan varlıklarını nasıl sürdüreceklerinin bilincinde midirler ?
Şu unutulmasın ki Fenerbahçe taraftarının verdiği her tepkinin bir gerekçesi
vardır. “Medya bir aynadır” söyleminde bulunan TSYD’nin öncelikle aynadaki
kırıkları ortadan kaldırması gerekmektedir. Yoksa kırık aynadaki görüntüyü
düzgünmüş gibi algılamamız mümkün değildir.
TSYD şayet çözüm istiyorsa, önce sorumlusu olduğu organları karşısına alıp, hep
beraber aynanın karşısına geçerek kendileri ile yüzleşme cesaretini
göstermelidir.Milyonlarca insanın tepkisini ``bir kısım taraftar`` diye
küçültmeye çalışanlar, sergilenen doğal tepkinin nedenlerini suçlama edebiyatı
ile değil, konuyu tüm yönleri ile çözme gayreti içerisinde aramalıdır.Yıllardır
küfürün ve şiddetin en az olduğu bir statta insanların neden galeyana geldiği,
sosyolojik açıdan iyi irdelenmelidir.
Şiddeti tasvip etmediğimiz bu süreçte, işini ve meslek ahlakını koruyan az
sayıdaki sorumlu basın mensubunun farkında olsak da; yargı süreci devam ederken
başkanımız ve takımımız aleyhinde hüküm bildiren, önüne koyulan fotoğrafları
haber değeri taşıdığını iddia ederek yayımlayan Habertürk, Taraf, Milliyet ve
Fotomaç gazetelerini kınıyor; bu kurumlara ve ilgili kurumlara reklam verenlere
en ağır ekonomik yaptırımları uygulama konusunda büyük bir mücadele
göstereceğimizi beyan ediyoruz.
Madem son günlerde moda olan sözdeki gibi,"artık hiçbir şey eskisi gibi
olmayacaksa",biz de diyoruz ki;Fenerbahçe taraftarı da eskisi gibi
olmayacaktır.Bu konu artık bizim için vicdan meselesidir ve biz Fenerbahçe
taraftarının vicdanını Hz.Ömer`in adaleti ve Hz.Ali`nin kılıcının keskinliği
temsil eder.
Fenerbahçe Taraftarlar Birliği